Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

TTOD 2026
Sunum No: PB-095
Gastrointestinal sistem

METASTATİK MİDE KANSERİNDE İKİNCİ BASAMAKTA PAKLİTAKSEL VE İRİNOTEKAN BAZLI TEDAVİLERİN KARŞILAŞTIRILMASI: GERÇEK YAŞAM

Süleyman Can1, Veli Çakıcı1

1 Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, Çanakkale

Görüntüleme: 2
 - 
İndirme : 0

GİRİŞ: Metastatik mide kanserinde prognoz sınırlıdır ve birinci basamak platin-floropirimidin temelli tedavilere rağmen çoğu hastada progresyon gelişir. İkinci basamakta taksanlar ve irinotekan en sık kullanılan sitotoksik ajanlardır. Randomize çalışmalarda tek ajan kemoterapinin destek tedaviye üstünlüğü gösterilmiş olsa da paklitaksel ve irinotekanın doğrudan karşılaştırıldığı veriler sınırlıdır1. Gerçek yaşam analizleri klinik pratiğe yönelik önemli bilgiler sunabilir.

YÖNTEM: Birinci basamak sonrası progresyon gelişen ve ikinci basamakta paklitaksel (n=36) veya irinotekan (n=32) alan toplam 68 metastatik mide/gastroözofageal bileşke adenokarsinomlu hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik ve klinik veriler dosyalardan elde edildi. Progresyonsuz sağkalım (PFS), ikinci basamak başlangıcından progresyon veya ölüme; genel sağkalım (OS) başlangıçtan ölüme kadar geçen süre olarak tanımlandı. Sağkalım Kaplan–Meier yöntemiyle analiz edildi, gruplar log-rank testi ile karşılaştırıldı. Prognostik faktörler Cox regresyon analizi ile değerlendirildi (p<0,05).

BULGULAR:Hastaların %52,9’u paklitaksel, %47,1’i irinotekan aldı. Gruplar yaş, ECOG performans durumu ve metastatik dağılım açısından benzerdi; paklitaksel grubunda kötü diferansiye tümör oranı daha yüksekti (p=0,002). Takip süresince progresyon %75, ölüm %70 oranında gözlendi. Multivaryant analizde irinotekan, paklitaksele kıyasla PFS (HR:0,83; %95 GA:0,48–1,43; p=0,518) ve OS (HR:0,68; %95 GA:0,38–1,23; p=0,185) açısından anlamlı fark göstermedi. Tedavi tipi bağımsız prognostik faktör değildi.

TARTIŞMA:Bu retrospektif gerçek yaşam analizinde ikinci basamakta paklitaksel ve irinotekan arasında PFS ve OS açısından anlamlı fark saptanmadı. Literatürde her iki ajan tek başına etkinlik göstermiş olsa da sağkalım kazanımları genellikle mütevazıdır2. Çalışmamızda paklitaksel grubunda kötü diferansiyasyon oranının daha yüksek olmasına rağmen sağkalımın benzer bulunması, ikinci basamakta belirgin bir “rejim üstünlüğü” kavramının sınırlı olabileceğini düşündürmektedir3,4. Bulgularımız, sağkalımın seçilen sitotoksik ajandan ziyade hasta özellikleri, tümör biyolojisi ve hastalığın klinik seyri ile daha yakından ilişkili olabileceğini desteklemektedir. Bu nedenle ikinci basamakta tedavi seçimi, mutlak etkinlik farkı arayışından çok toksisite profili, performans durumu ve komorbiditeler dikkate alınarak bireyselleştirilmelidir5. Retrospektif tasarım ve sınırlı örneklem başlıca kısıtlılıklardır.

SONUÇ:Metastatik mide kanserinde ikinci basamakta paklitaksel ve irinotekan arasında anlamlı sağkalım farkı saptanmamıştır. Tedavi seçimi hasta ve hastalık özelliklerine göre bireyselleştirilmelidir.


Anahtar Kelimeler : Gastric cancer ,Irinotecan, Paclitaxel , Progression-free survival, Overall survival