Özet
Giriş: Ekstrahepatik metastazları olan ileri evre hepatosellüler karsinom (HCC) kötü prognozludur. İmmün kontrol noktası inhibitörleri umut verici bir tedavi seçeneği olarak günümüzde yerini almıştır.
Vaka Sunumu: Beş yıldan beri hepatit B virüsü (HBV)’ne bağlı karaciğer sirozu öyküsü olan 58 yaşındaki Kırgız bir erkek hasta, karaciğer nakli değerlendirmesi için hastanemize yönlendirilmişti. Ancak, değerlendirmeye alınmadan önce yapılan PET-CT(pozitron emisyon tomografisi-bilgisayarlı tomografi) taramasında akciğerde ve vücudun farklı bölgelerindeki lenf düğümlerinde metastaz olduğu tespit edildi. Dinamik karaciğer MRG(magnetik rezonans görüntüleme)'si, multisentrik hepatosellüler karsinom (HCC) ile uyumluydu. Hastanın varis kanaması, hepatik ensefalopati veya asit öyküsü yoktu. Karaciğer fonksiyon testleri normal sınırlar içindeydi ve AFP(alfa-fetoprotein) bazal düzeyi 463 ng/mL, Child-Pugh skoru 6 (A) olarak hesaplandı. Ekstrahepatik hastalık varlığı nedeniyle hasta karaciğer nakli için uygun değildi ve sistemik tedavi planlandı. Hastaya nivolumab 3mg/kg+ ipilimumab 1 mg/kg 21 günde bir olacak şekilde sistemik tedavi başlandı. Bu dozlarda başlanmasının sebebi toksisite endişesiydi. Yapılan ilk yanıt değerlendirmesinde intrahepatik hastalık yükünde %80 azalma ve diğer metastatik lezyonların boyutunda ve aktivitesinde belirgin azalma görüldü. Hastada grade 1 yan etkilerin ötesinde herhangi bir yan etki görülmedi. Böylece tedaviye devam edildi. İkinci tedavi yanıt değerlendirmesinde ekstrahepatik bazı lezyonların metabolik aktivitelerinde artış olsa da karaciğerdeki lezyonlardaki küçülme bir öncekine göre %50 oranında azalmıştı. Hastanın genel durumu iyi ve semptomları yoktu. Temmuz 2025 de başlanan ikili tedaviye ocak 2026 da nivolumab 240 mg iki haftada bir olacak şeklinde devam edildi.
Sonuç: Bu vaka, metastatik HCC'de ikili immün kontrol noktası inhibisyonuna olağanüstü bir yanıtı vurgulamakta ve ileri evre hastalığı olan seçilmiş hastalarda toksisiteyi de göz önünde bulundurarak dozlarda yapılacak bazı düzenlemelerle etkinlikten ödün vermeden immünoterapinin potansiyelini ortaya koymaktadır.