Amaç: Testis kanseri çoğunlukla üreme çağındaki erkeklerde görülür ve tedavi öncesi fertilite durumunun değerlendirilmesi klinik yönetimde önemli bir yer tutar. Bununla birlikte tanı anındaki semen parametrelerini etkileyen faktörlere ilişkin gerçek yaşam verileri sınırlıdır. Bu çalışmada testis kanseri hastalarında bazal semen parametre bozukluklarının sıklığının ve klinik değişkenlerle ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.
Yöntem:Testis kanseri tanısı alan 55 hastanın klinik, patolojik, laboratuvar ve tedavi öncesi spermiogram verileri retrospektif olarak incelendi. Primer sonlanım noktası en az bir semen parametresinde bozukluk varlığıydı. Spermiogram değerlendirmeleri Dünya Sağlık Örgütü laboratuvar kılavuzu kriterlerine göre yapıldı. Gruplar arası karşılaştırmalar uygun kategorik testlerle yapıldı ve p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular:Ortalama yaş 27.2 yıl olup hastaların %67.3’ü seminom histolojisine sahipti. En az bir semen parametresinde bozukluk oranı %64.6 olarak saptandı. Histolojik alt tip, klinik evre ve tümör belirteç yüksekliği ile semen parametre bozukluğu arasında anlamlı ilişki bulunmadı (tüm p>0.05). Tümör lokalizasyonu açısından sağ ve sol taraf arasında semen kalitesi bakımından fark izlenmezken, bilateral tümörlü hastalarda bozukluk oranları sayısal olarak daha yüksek bulundu. Parametre bazında değerlendirildiğinde en sık bozulma sperm motilitesinde (%41.7) saptandı; bunu morfoloji (%32.6) ve vitalite (%27.1) izledi. Sperm sayısı bozukluğu en düşük oranda bulundu (%22.9). Sperm volümü normal olan hastaların %46.9’unda en az bir semen parametresinde bozukluk mevcuttu. Azoospermi oranı, parvispermi grubunda anlamlı derecede daha yüksekti (%43.8 vs %3.1, p=0.001). Takip süresince ölüm olayı son derece düşük olduğundan (n=3) sağkalım analizleri istatistiksel olarak değerlendirilebilir düzeyde değildi.
Sonuç:Testis kanseri hastalarında tanı anında semen parametre bozuklukları sık görülmekte olup bu durum tümör histolojisi, evresi veya belirteç düzeylerinden bağımsız görünmektedir. Parvispermi varlığı semen kalitesi bozukluğu ile güçlü ilişkili bulunmuştur. Bulgular, testis kanseri hastalarında spermatogenezin niceliksel parametrelerinden çok fonksiyonel bileşenlerinin erken dönemde etkilendiğini düşündürmektedir. Bu veriler, tanı anında fertilite danışmanlığı ve sperm kriyoprezervasyonunun tüm hastalarda rutin olarak değerlendirilmesi gerektiğini desteklemektedir.