Amaç: Meme malignitelerinin %1'inden azını oluşturan lenfoid, nöroendokrin ve mezenkimal neoplaziler, standart dışı klinik seyirleri nedeniyle tanı ve tedavide zorluklar barındırmaktadır. Bu çalışmada, 5 merkezden toplanan nadir olguların karakteristiklerini ve sağkalım verilerini literatür eşliğinde değerlendirmeyi amaçladık.
Yöntem: 2000-2025 yılları arasında histopatolojik olarak nadir meme tümörü tanısı alan 78 yetişkin hasta retrospektif olarak incelendi. Sağkalım analizleri Kaplan-Meier yöntemi ile yapıldı.
Bulgular: Ortanca yaş 45,8 saptandı. Hastaların %42,3’ü (n=33) malign filloides tümör (MFT), %38,5’i (n=30) sarkom, %18,8’i (n=10) nöroendokrin karsinom ve %6,4’ü (n=5) lenfomada idi. En sık sarkom alt tipi anjiyosarkom (%7,7); lenfoma tipi ise NHL (%5,1) idi. Hastaların %38,3’ünde T3 tümör saptanırken, %58’ine aksiller disseksiyon uygulanmadı. Takipte %16,4 hastada lokal nüks ve %18,6 hastada uzak metastaz gelişti. Histolojik alt tipe göre genel sağkalım (OS) sürelerinde anlamlı farklılık izlendi (p=0.006). En uzun OS NHL grubunda (63,25 ay) iken; en kısa OS süreleri anjiyosarkom (23,5 ay) ve MFT (6,7 ay) gruplarında kaydedildi.
Sonuç: Literatürde meme sarkomları ve MFT’ler, epiteliyal karsinomlara göre daha agresif seyirli ve hematojen yayılıma yatkın antiteler olarak tanımlanmaktadır; çalışmamızdaki anjiyosarkom ve MFT grubundaki belirgin düşük sağkalım süreleri bu verilerle paralellik göstermektedir. NHL olgularındaki sağkalım başarısı, literatürdeki primer meme lenfomalarının sistemik kemoterapiye (özellikle antrasiklin bazlı) verdiği yüksek yanıt oranıyla ilişkilendirilmiştir. Olgularımızın %58’ine aksiller disseksiyon yapılmaması, bu tümörlerin lenfatik yayılım potansiyelinin düşük olduğunu bildiren güncel yaklaşımları desteklemektedir. Sonuç olarak, bu heterojen grupta histolojik alt tip sağkalımın en temel belirleyicisidir ve tedavi yönetimi mutlaka multidisipliner bir zeminde, tümör biyolojisine spesifik olarak kurgulanmalıdır.