Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

TTOD 2026
Sunum No: PB-078
Akciğer

OSİMERTİNİB İLİŞKİLİ PNÖMONİT

Fatıma Özkaya Kutluay1, Semra Taç1, Gamze Serin Özel1, Bedriye Açıkgöz Yıldız1, Ceren Mordağ Çiçek1, Şeymanur Ala Enli1, Selda Çakın1, Burcu Yapar Taşköylü1, Atike Gökçen Demiray1, Arzu Yaren1, Gamze Gököz Doğu1

1 Pamukkale Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi

Görüntüleme: 1
 - 
İndirme : 0

Amaç
Osimertinib, EGFR mutant metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanserinde (KHDAK) birinci basamak standart tedavidir.(1) Osimertinib ilişkili IAH/pnömonit insidansı yaklaşık %3–4 olup, grade ≥2 toksisite %1 civarındadır. Grade 2 pnömonit semptomatik olup medikal müdahale gerektirir. Bu çalışmada, grade 2 osimertinib ilişkili pnömonit gelişen ve sistemik kortikosteroid tedavisi sonrası düşük doz aralıklı yeniden başlatım ile başarılı şekilde izlenen bir olgu sunulmuştur.

Bulgular
64 yaş erkek hasta öksürük şikayeti ile başvurdu. Toraks BT’de sağ üst lobda 44×47×51 mm kitle saptandı. Biyopsi sonucu akciğer adenokarsinomu olarak raporlandı. PET-BT’de mediastinal lenf nodu tutulumu ve kemik metastazı (T3N2M1) izlendi. EGFR Ekson 21 mutasyonu pozitif bulunması üzerine hastaya osimertinib 80 mg/gün başlandı ve toraksa radyoterapi uygulandı. Tedavinin 38. gününde ellerde papüler ve yer yer deskuamasyon gösteren dermatolojik lezyonlar gelişti. Dermatoloji ile görüşülerek tedaviye devam edildi. Tedavinin 42. gününde hasta dispne ile başvurdu. SpO₂ oda havasında %84 saptandı ve Lökosit 6590 K/uL, CRP 13.06 mg/L ve prokalsitonin 0.06 ng/mL idi. Toraks BT’de radyoterapi alanı dışında sağ alt lob baskın, hava bronkogramları içeren, buzlu cam opasitelerinin eşlik ettiği yaygın konsolidasyon alanları izlendi. Enfeksiyon dışlandı. Klinik ve radyolojik bulgular doğrultusunda Grade 2 osimertinib ilişkili pnömonit olarak değerlendirildi. Osimertinib geçici olarak kesildi ve 1 mg/kg prednizolon başlandı. Takipte klinik semptomlar geriledi, oksijen satürasyonu normale döndü ve kontrol BT’de infiltrasyonlarda belirgin regresyon izlendi. Tam klinik ve radyolojik düzelme sonrası, hastanın sistemik tedavi alternatiflerinin sınırlı olması nedeniyle metilprednizolon tedavisi eşliğinde osimertinib 40 mg gün aşırı dozda yeniden başlandı. Yakın klinik ve radyolojik takip altında pnömonit rekürrensi izlenmedi ve onkolojik hastalık kontrolü sürdürüldü.

Sonuç
Osimertinib ilişkili pnömonit nadir ancak klinik olarak önemli bir komplikasyondur. Grade 2 pnömonitte önerilen yaklaşım tedavinin geçici olarak kesilmesi ve sistemik kortikosteroid başlanmasıdır. Tam klinik ve radyolojik düzelme sağlanan seçilmiş olgularda düşük doz ve aralıklı yeniden başlatım, yakın takip koşuluyla uygulanabilir bir seçenek olabilir.(2) Pulmoner toksisite öncesinde gelişen erken dönem kutanöz lezyonlar, cilt ve akciğer toksisiteleri arasında ilişkiyi gösteren çalışmalar kısıtlıdır. (3)


Anahtar Kelimeler : Osimertinib, Pnömonit