Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

TTOD 2026
Sunum No: PB-077
Akciğer

PD-L1 ≥50 KHDAK HASTALARINDA İLK BASAMAK İMMÜNOTERAPİ ALTINDA DNLR’NİN PROGNOSTİK DEĞERİ

Şahin Bedir1

1 İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gaziosmanpaşa Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, İstanbul

Görüntüleme: 2
 - 
İndirme : 2

GİRİŞ
PD-L1 ekspresyonu ≥%50 olan küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) hastalarında birinci basamak tek ajan immünoterapi standart tedavi seçeneklerinden biridir. Ancak immünoterapi yanıtını ve sağkalımı öngörebilecek kolay erişilebilir biyobelirteçlere ihtiyaç sürmektedir. Sistemik inflamasyon belirteçlerinden türetilmiş nötrofil/lenfosit oranı (dNLR), farklı solid tümörlerde prognostik bir gösterge olarak incelenmiştir. Bu çalışmada, PD-L1 ≥%50 metastatik KHDAK hastalarında birinci basamak immünoterapi alan olgularda dNLR’nin tedavi yanıtı ve sağkalım üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.

YÖNTEM
Bu retrospektif çalışmaya, PD-L1 ≥%50 olup birinci basamakta tek ajan immünoterapi (pembrolizumab veya atezolizumab) alan metastatik KHDAK hastaları dahil edildi. Demografik ve klinik veriler elektronik kayıt sistemlerinden elde edildi. Tedavi öncesi tam kan sayımından dNLR hesaplandı ve kesim değerine göre hastalar düşük ve yüksek gruplara ayrıldı. Tedavi yanıtı RECIST kriterlerine göre değerlendirildi; objektif yanıt ve hastalık kontrol oranları hesaplandı. Progresyonsuz sağkalım (PFS) ve genel sağkalım (OS) Kaplan– Meier yöntemi ile analiz edilerek log-rank testi ile karşılaştırıldı. dNLR’nin yanıt üzerindeki etkisi lojistik regresyon, sağkalım üzerindeki etkisi Cox regresyon analizi ile incelendi ve p<0.05 anlamlı kabul edildi.

Bulgular
Çalışmaya 25 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 67.36 ± 7.64 yıl olup, hastaların 16’sı (%64) 65≤ yaş grubundaydı. Hastaların 20’si (%80) erkekti. Histolojik olarak 14 (%56) hastada adenokarsinoma vardı. Hastaların 19’unda (%76) denovo metastaz saptandı. Hastaların 17’sinde (%68) visceral metastaz vardı. Hastaların 19’u (%76) pembrolizumab, 6’sı (%24) atezolizumab monoterapisi aldı. Tedavi sırasında 9 (%36) hastada objektif yanıt, 22 (%88) hastada hastalık kontrolü vardı. Tek değişkenli lojistik regresyon analizinde dNLR ile objektif yanıt oranı (p=0.423) ve hastalık kontrol oranı (p=0.414) arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı. dNLR yüksek hastalarda medyan PFS 9.19 ay, dNLR düşük hastalarda ise 8.01 ay idi (log-rank p=0.990). Medyan OS ise sırasıyla 18.10 ve 16.23 ay olup, istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. (log-rank p=0.937). Çok değişkenli analizlerde dNLR durumu, PFS veya OS için bağımsız bir öngörücü faktör değildi.

SONUÇ
PD-L1 ≥%50 olan metastatik KHDAK hastalarında birinci basamak immünoterapi alan bu kohortta dNLR’nin tedavi yanıtı, progresyonsuz sağkalım ve genel sağkalım ile ilişkili olmadığı gösterildi. Çok değişkenli analizlerde de dNLR bağımsız bir prognostik faktör olarak saptanmadı. Bu bulgular, yüksek PD-L1 ekspresyonlu hastalarda dNLR’nin prognostik değerinin sınırlı olabileceğini düşündürmektedir. Daha geniş hasta sayılı ve prospektif çalışmalar ile bu ilişkinin doğrulanmasına ihtiyaç vardır.


Anahtar Kelimeler : Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK), İmmünoterapi, İnflamatuvar biyobelirteç