Amaç
Metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) hastaları biyolojik ve klinik olarak heterojen bir popülasyonu temsil etmektedir. Tanı anında metastatik olan hastalar ile erken evrede küratif cerrahi uygulanmış ve takipte metastatik nüks gelişen hastalar arasında tümör biyolojisi ve immün mikroçevre açısından farklılıklar olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, birinci basamak immünoterapi alan metastatik KHDAK hastalarında cerrahi öyküsünün progresyonsuz sağkalım (PFS) ve genel sağkalım (OS) üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Yöntem
Bu retrospektif gözlemsel çalışmaya 01.06.2025–01.02.2026 tarihleri arasında metastatik evrede birinci basamakta immünoterapi (monoterapi veya kemoimmünoterapi) alan 97 KHDAK hastası dahil edilmiştir. Hastalar daha önce küratif cerrahi uygulanmış ve metastatik nüks gelişmiş olanlar (opere→nüks→metastatik, n=22) ile tanı anında de novo metastatik olanlar (n=75) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Birincil sonlanım noktası PFS, ikincil sonlanım noktaları OS, objektif yanıt oranı (ORR) ve hastalık kontrol oranı (DCR) olarak belirlenmiştir. Sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemi ile yapılmış, çok değişkenli analiz için Cox regresyon modeli kullanılmıştır.
Bulgular
Gruplar arasında yaş, cinsiyet, ECOG performans durumu, histoloji, PD-L1 ekspresyonu ve birinci basamak tedavi rejimi açısından anlamlı fark saptanmamıştır. De novo metastatik grupta adrenal metastaz oranı daha yüksek bulunmuştur (p=0,033). Tüm popülasyonda medyan OS 18,46 ay, medyan PFS 17,46 ay olarak hesaplanmıştır. Cerrahi öyküsü varlığı OS (p=0,435) ve PFS (p=0,342) üzerinde anlamlı etki göstermemiştir. ECOG performans durumu OS için anlamlı prognostik faktör olarak belirlenmiştir (p=0,001). Oligometastatik hastalarda PFS daha uzun bulunmuştur (p=0,039). Çok değişkenli analizde polimetastatik hastalık progresyon riskini artıran bağımsız faktör olarak saptanmış (HR:4,33; p=0,013), objektif yanıt elde edilmesi ise progresyon riskini azaltmıştır (HR:0,23; p=0,043).
Sonuç
Metastatik KHDAK hastalarında birinci basamak immünoterapi etkinliği açısından cerrahi öyküsünün sağkalım üzerine anlamlı etkisi gösterilememiştir. Buna karşın metastatik yük ve
tedaviye objektif yanıt progresyon riskini belirleyen bağımsız faktörler olarak öne çıkmıştır. Bununla birlikte, çalışma popülasyonundaki takip süresinin nispeten kısa olması ve olay sayısının sınırlı olması, gruplar arasındaki olası sağkalım farklarının istatistiksel olarak ortaya konulamamış olabileceğini düşündürmektedir. Mevcut analiz ara değerlendirme niteliğinde olup, takip süresinin uzaması ve örneklem büyüklüğünün artması ile birlikte sonuçların yeniden analiz edilmesi planlanmaktadır.