Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

TTOD 2026
Sunum No: PB-045
Gastrointestinal sistem

HEPATOSTEATOZLU METASTATİK KOLOREKTAL KANSER HASTALARINDA ANTİ- VEGF TEDAVİ İLE SAĞKALIM İLİŞKİSİ

Mustafa Büyükkör1, Hicran Anık2, Pınar Özdemir Akdur3, Burcu Savran3, Nazan Çiledağ3, Ayşe Ocak Duran1

1 Dr.abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim Ve Araştırma Hastanesi,tıbbi Onkoloji Kliniği
2 Sincan Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Kliniği
3 Dr.abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim Ve Araştırma Hastanesi,radyoloji Kliniği

Görüntüleme: 2
 - 
İndirme : 1

Giriş
Kolorektal kanserde (KRK) en sık metastatik tutulum gösteren organ karaciğerdir ve uzak metastaz, KRK’ye bağlı ölümlerin temel nedenini oluşturmaktadır (1). Karaciğer metastazı olan hastalarda prognoz; tümör biyolojisi, sistemik tedavi yanıtı ve hepatik mikroçevre özelliklerinden etkilenmektedir. Hepatosteatozun (HS) metastatik tümör mikroçevresini nasıl etkilediği konusunda literatürde çelişkili veriler bulunmaktadır. Deneysel modellerde steatozun bazı durumlarda tümör büyümesini artırabileceği, bazı durumlarda ise immün yanıtı modüle ederek tümör progresyonunu etkileyebileceği bildirilmiştir. Hepatik yağlanma, sinüzoidal yapı ve perfüzyon özelliklerini değiştirebilir. Bu durum anti-anjiyojenik tedavi yanıtını etkileyebilir [2,4]. Bu çalışmada, tedavi naif dönemde kontrastlı bilgisayar tomografi (BT) ile tanımlanan belirgin hepatosteatozun ve karaciğer metastazı ile birlikteliğinin bevacizumab tedaivisi ile genel sağkalım (OS) arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Metod: Metastatik kolorektal kanser tanılı tedavi naif dönemde hepatosteatozu olan ve tedavide bevacizumab kullanılan, takiplerde ex olan 56 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Hepatik attenuasyon farkı, kontrastlı BT görüntülerinde karaciğer ve dalak parankiminden ölçülen ortalama Hounsfield ünitesi (HU) değerleri kullanılarak hesaplandı.Karaciğer–dalak attenuasyon farkının ≤ −20 HU olması belirgin hepatosteatoz olarak tanımlandı.Primer sonlanım noktası overall survival (OS) idi.Sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemi ile yapıldı ve gruplar log-rank testi ile karşılaştırıldı.

Bulgular
Tablo 1’deki bulgulara göre, hastaların %69.6’sının erkek ve %55.4’ünün ≤65 yaş olduğu görülmektedir.Olguların karaciğer metastazı oranı %82.1’dir.Tümör yerleşimi daha sık sol kolonda (%64.3) izlenmiştir.Tüm kohortta median overall sağkalım 14.3 ay (3.5–53.5 ay) olarak hesaplandı ve tüm hastalar takip süresi içinde kaybedildiğinden median takip süresi median OS ile aynı bulundu.Şekil 1.’de Kaplan–Meier analizinde belirgin HS'u olan hastalarda median OS 19.5 ay, olmayanlarda 13.7 ay olup fark nümerik olarak anlamlı ancak istatistiksel anlamlı değildi (p=0.061).Şekil 2.’de karaciğer metastazı ile birlikte belirgin HS'u olan alt grupta ise median OS 19.5 ay iken diğer hastalarda 13.7 ay olup fark istatistiksel olarak anlamlı olarak bulunmuştur (log-rank p=0.043).

Sonuç
Çalışmamızdaki bulgular, belirgin HS özellikle karaciğer metastatik hastalarda sağkalım üzerinde potansiyel prognostik bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Genel popülasyonda yalnızca eğilim düzeyinde kalan etkinin, karaciğer metastatik alt grupta anlamlı hale gelmesi, hepatik mikroçevrenin tümör progresyonu ve tedavi yanıtındaki rolünü destekler niteliktedir. Ancak çalışmanın retrospektif tasarımı ve sınırlı örneklem büyüklüğü göz önüne alındığında, sonuçlar hipotez üretici olarak değerlendirilmelidir ve daha geniş, prospektif kohortlarda doğrulanması gerekmektedir.


Anahtar Kelimeler : Kolorektal Neoplazmlar, Bevacizumab, Yağlı Karaciğer,Tümör Mikroçevresi, Sağkalım