Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

TTOD 2026
Sunum No: PB-024
Diğer

GRADE 4 GLİOMADA YAŞIN PROGNOSTİK ETKİSİNİN TÜMÖR VE HASTA FAKTÖRLERİ ÜZERİNDEN ANALİZİ

Mehmet Mutlu Çatlı1, Asım Armağan Aydın1, Banu Öztürk1

1 Antalya Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Kliniği, Antalya

Görüntüleme: 1
 - 
İndirme : 1

Amaç
Grade 4 gliomada yaşın prognostik etkisinin, tümör özelliklerinden mi yoksa fonksiyonel rezerv ve tedavi yoğunluğundan mı kaynaklandığını yaş grupları üzerinden değerlendirmek amaçlandı.

Yöntem
2012–2024 arasında Grade 4 glioma tanılı 227 hasta retrospektif olarak incelendi; <65 yaş (n=148) ve ≥65 yaş (n=79) olarak iki gruba ayrıldı. Birincil sonlanım genel sağkalım (GS), ikincil sonlanım progresyonsuz sağkalım (PS) idi. Kaplan–Meier ve yaşa göre tabakalandırılmış Cox regresyon analizleri kullanıldı. MGMT (O6-metilguanin-DNA metiltransferaz) promotör metilasyonu yalnızca verisi bulunan hastalarda duyarlılık analizlerinde değerlendirildi; yaşlı grupta PS için MGMT ile düzeltilmiş çok değişkenli modeller sınırlı olay sayısı nedeniyle kurulmadı.

Bulgular
Yaşlı hastalarda ECOG performans skoru dağılımı daha kötüydü (p<0.001) ve adjuvan kemoterapi alma oranı daha düşüktü (%72.2’ye karşı %88.5; p=0.003). Tümör lateralizasyonu, lob dağılımı ve multifokalite açısından yaş grupları arasında anlamlı fark saptanmadı. Manyetik rezonans görüntülemede tümör boyutu yaşlı grupta daha küçüktü (medyan 40 mm’ye karşı 45 mm; p=0.012). Medyan GS ≥65 yaşta 8.1 ay, <65 yaşta 11.4 ay idi (p=0.019); medyan PS sırasıyla 7.2 ay ve 8.6 ay bulundu (p=0.067). Çok değişkenli analizlerde genç hastalarda IDH mutasyonu ve rezeksiyon genişliği gibi faktörler bağımsız belirleyiciler olarak izlenirken, yaşlı hastalarda fonksiyonel durum baskın belirleyici olarak öne çıktı.

Sonuç
Grade 4 gliomada prognostik belirleyiciler yaşa göre anlamlı biçimde farklılaşmaktadır. Genç hastalarda sağkalımı esas olarak tümör biyolojisi ve tedaviye ilişkin faktörler belirlerken, yaşlı hastalarda fonksiyonel rezerv ve tedavi uygulanabilirliği ön plana çıkmaktadır. Bu bulgular, yaşın tek başına biyolojik agresifliği yansıtmadığını; sağkalım üzerindeki etkisinin büyük ölçüde hasta rezervi ve tedavi yoğunluğu ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Çalışmamız, derece 4 gliomada prognostik değerlendirme ve tedavi planlamasının kronolojik yaştan ziyade yaşa özgü klinik ve biyolojik mimari dikkate alınarak yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.


Anahtar Kelimeler : Grade 4 glioma, yaş, sağkalım, performans durumu, IDH mutasyonu, MGMT metilasyonu, prognoz