Giriş: Kombine küçük hücreli akciğer kanseri, küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin herhangi bir alt tipinin patolojik bir karışımıyla karakterize edilen spesifik bir akciğer kanseri alt tipidir ve klinikopatolojik ve moleküler özellikleri, kökeni, tedavi ve prognozu hakkındaki bilgilerimiz sınırlıdır. İlk patolojisi adenokarsinom, operasyon patolojisi büyük hücreli nöroendokrin karsinom ve beyin metastazı kombine olarak raporlanmış bir hasta sunulacaktır.
Olgu: Öksürük şikâyeti ile yapılan tetkiklerinde sol akciğer alt lobda yaklaşık 5 cm kitle görülen 60 yaşında erkek hastanın tru-cut biyopsisi adenokarsinom olarak raporlanmış. Radyolojik olarak T3N0M0 değerlendirilmiş ve 04.2024’te sol akciğer alt lobektomi operasyonu dış merkezde yapılmış. Patolojisi pT3pN0 Large cell nöroendokrin karsinom olarak raporlanan hasta, uzak metastaz da saptanmaması üzerine adjuvan 4 kür Karboplatin+Etoposid (son 08/2024) tedavisi almış. Şubat 2025’te baş ağrısı ile yapılan tetkiklerinde saptanan beyin sol parietal kitle nedeniyle opere edilen hastanın patolojisi skuamöz hücreli karsinom metastazı olarak raporlanmış. Kranial RT (10.04-25.04.2025) alan hasta bu hali ile merkezimize başvurusunda patolojilerinin yeniden değerlendirilmesi için yönlendirildi. Başka bir merkezde yeniden değerlendirilen metastaz patolojisi kombine (küçük hücreli+skuamöz hücreli karsinoma) akciğer metastazı ile uyumlu geldi. PET’de postop değişikliklerin eşlik ettiği rezidü sol akciğer apekste paravertebral yaklaşık 2.0 cm, düzensiz konturlu lezyon, yine üst lobda paramediastinal alanda yaklaşık 1.8 cm buzlu cam dansiteli nodüler lezyon ile uyumlu alanlarda malignite düzeyinde artmış 18-FDG tutulumu izlendi. Tedavi seçenekleri hakkında bilgilendirildi ve NEK geçmişi olması, son patolojide küçük hücreli akciğer kanseri komponenti olması ve orijinal rejimin üstünden de 6 aydan fazla geçmiş olması üzerine Karboplatin+Etoposid tedavisi planlandı. Üç kür sonrası PET (18.08.25) regresyon ile uyumlu geldi ve 10.06-07.10.25 arası toplam 6 kür tedavi komplikasyonsuz verildi. Tedavi bitiminde ve sonraki süreçte çekilen MR’da post-op değişiklik mevcut olan nüks/met olmayan hastanın kontrol toraks görüntülemelerinde sol apeksteki lezyon boyut ve metabolizma olarak stabildi. Hasta herhangi bir klinik ve fizik muayene bulgusu olmadan halen takip edilmektedir. Tartışma ve sonuç: Son yıllardaki gelişmelerle birlikte, akciğer kanseri ve özellikle kombine akciğer tümör patoloji tanısı sürekli olarak artmakta ve bu hasta grubu için daha kapsamlı araştırmalara ve iyileştirilmiş tedavi yaklaşımlarına olan ihtiyacı artırmaktadır. Özellikle, kombine patoloji içindeki farklı küçük hücreli dışı akciğer kanseri bileşenlerinin çeşitli biyolojik özellikler sergileyip sergilemediğini ve tedavi ve tanı açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek ilerleyen dönemde mevcut tedavi seçeneklerine katkı sağlamada önemli bir bakış açısı getirebilecektir.