Amaç
Tükrük bezi kanserleri nadir görülmekle birlikte heterojen biyolojik davranış sergileyen malignitelerdir. Metastatik hastalığın gelişim paterni prognoz üzerinde belirleyici olabilir. Bu çalışmada merkezimizde takip edilen tükrük bezi kanseri tanılı hastaların klinikopatolojik özelliklerinin ve özellikle de novo metastatik hastalar ile başlangıçta lokal olup sonradan nüks/metastaz gelişen hastaların sağkalım sonuçlarının karşılaştırılması amaçlandı.
Yöntem
Tıbbi Onkoloji kliniğimizde takip edilen tükrük bezi kanseri tanılı 14 hasta retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler, tümör lokalizasyonu, histopatolojik özellikler, metastaz paternleri, tedavi bilgileri ve sağkalım süreleri kaydedildi.
Bulgular
Hastaların %57,1’i erkek olup, medyan tanı yaşı 59,5 yıl (18–78) idi. En sık tümör yerleşimi: parotis: %71,4, submandibular bez %14,3, minör tükrük bezi %14,3 şeklindeydi. Histopatolojik olarak en sık alt tip adenoid kistik karsinom (%42,9) idi. Perinöral invazyon %63,6 ve lenfovasküler invazyon %54,5 oranında saptandı. Tanı anında hastaların %28,6’sı metastatik evredeydi. Sistemik tedavide kemoterapi alan 10 hastada en sık kullanılan rejim 4 hastada kullanılan sisplatin + vinorelbin (%40) olurken diğer rejimler (her biri %10, n=1) olarak yer aldı: Karboplatin + paklitaksel, LHRH + bikalutamid, Karboplatin + gemcitabin, Sisplatin + doksorubisin + siklofosfamid (CAP). Biyobelirteç temelli tedavi kapsamında AR pozitif 2 hastaya LHRH analoğu ve bikalutamid, NTRK pozitif 1 hastaya ise larotrektinib uygulanmıştır. De novo metastatik olan hastaların medyan genel sağkalımı, başlangıçta lokal hastalıkla izlenip nüks gelişen hastalara kıyasla, sayısal olarak daha uzun saptamıştır. (p = 0,128).
Sonuç
Çalışmamızda, başlangıçta lokal hastalıkla seyredip, metastatik hale gelen hastalarda, sağkalımın daha kısa olabileceğine dair bir eğilim gözlenmiştir. Ancak küçük örneklem hacmi nedeniyle istatistiksel anlamlılık gösterilememiştir. Bu bulgu, metastatik paternin prognostik önemini değerlendiren daha geniş serili çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşündürmektedir.