Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

TTOD 2026
Sunum No: S-067
Baş Boyun

BAŞ-BOYUN SKUAMÖZ HÜCRELİ KARSİNOMDA İMMATÜR GRANÜLOSİT VE NRBC’NİN PROGNOSTİK DEĞERİ

Fatma Akyel1, Duygu Özaşkın1, Beyza Ünlü1

1 Afyonkarahisar

Görüntüleme: 2
 - 
İndirme : 0

Giriş
Sistemik inflamasyon tümör progresyonu ve tedavi yanıtı üzerinde önemli rol oynar [1,4]. Periferik kanda kolayca ölçülebilen inflamatuvar biyobelirteçler son yıllarda onkolojik prognostik belirteçler olarak araştırılmaktadır [1]. İmmatür granülosit (IG) ve nükleuslu eritrosit (NRBC) düzeyleri kemik iliği aktivasyonu ve sistemik inflamasyonu yansıtan parametreler olup farklı malignitelerde prognostik değerleri bildirilmiştir [3,4]. Ancak baş-boyun skuamöz hücreli karsinomda (HNSCC) bu parametrelerin klinik önemi net değildir. Bu çalışmada HNSCC hastalarında periferik kan IG ve NRBC düzeylerinin progresyonsuz sağkalım (PFS) üzerine prognostik etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.

Yöntem
Retrospektif olarak Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi tıbbi onkoloji bölümünde 2020-2025 yılları arasında takip edilen 111 HNSCC hastası çalışmaya dahil edildi. Tedavi öncesi hemogram parametrelerinden IG ve NRBC değerleri kaydedildi. Progresyon öngörüsü ROC analizi ile değerlendirildi. Sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemiyle incelendi. IG ve NRBC değişkenleri univaryabl ve multivaryabl Cox regresyon modellerine bağımsız değişken olarak dahil edildi. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 olarak kabul edildi.

Bulgular
Medyan yaş 63 idi. İzlem süresi boyunca 68 hastada progresyon (nüks) ve 58 hastada ölüm gelişti. ROC analizinde immatür granülosit (IG) düzeyinin progresyonu öngörmede sınırlı ayırt edici güce sahip olduğu görüldü (AUC=0.56) ve optimal cut-off değeri 0.50 olarak belirlendi (Şekil 1). Kaplan–Meier analizinde IG ≥0.50 olan grupta progresyonsuz sağkalım anlamlı derecede daha kısa bulundu (medyan PFS 16 ay vs 31 ay; log-rank p=0.0013) (Şekil 2). Univaryabl Cox analizinde IG düzeyi PFS ile anlamlı ilişkiliydi (HR: 6.03, %95 GA: 1.98–18.34, p=0.0016). IG ve NRBC’nin birlikte değerlendirildiği multivaryabl modelde IG bağımsız prognostik faktör olarak kalırken (HR: 4.28, %95 GA: 1.15–15.96, p=0.0303), NRBC değişkeni PFS ile anlamlı ilişki göstermedi (p=0.316).

Sonuç
Periferik kan immatür granülosit düzeyi HNSCC hastalarında progresyonsuz sağkalım ile ilişkili bağımsız prognostik bir biyobelirteç olabilir. NRBC düzeyinin prognostik katkısı gösterilememiştir. Kolay ulaşılabilir ve düşük maliyetli bir parametre olan IG, klinik risk sınıflamasına katkı sağlayabilir; ancak sonuçların daha geniş hasta serilerinde doğrulanması gerekmektedir.


Anahtar Kelimeler : Baş boyun kanseri, prognostik biyobelirteç, immatür granülosit, inflamasyon, sağkalım