Amaç: Prostat kanseri tedavisinde androjen deprivasyon tedavisi ile birlikte yeni nesil androjen reseptör yolak inhibitörlerinin (ARPİ) kullanımı tedavi yaklaşımını dönüştürmüştür. Ancak özellikle geriatrik popülasyonda toksisite verileri sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, ARPİ’lerin yaşa bağlı toksisite profilini değerlendirerek kişiselleştirilmiş ajan seçimine katkı sağlamaktır.
Yöntem: Bu retrospektif çalışma, FAERS verileri kullanılarak (2015–2025) yürütüldü. FDA önerilerine göre deduplikasyon sonrası 14.526.785 olgu elde edildi. Birincil şüpheli ilaç olarak enzalutamid, apalutamid, darolutamid veya abirateron bildirilen, ≥18 yaş erkek prostat kanseri olguları dahil edildi (n=33.076). Advers olaylar, klinik olarak ilişkili terimleri hiyerarşik başlıklarda toplayan Standardised MedDRA Queries (SMQ; MedDRA v28.1) ile sınıflandırıldı; endikasyon yanlılığını azaltmak için malignite ilişkili SMQ’lar dışlandı. Orantısızlık analizi ROR kullanılarak yapıldı; alt %95 güven aralığı >1 olan SMQ’lar istatistiksel olarak anlamlı pozitif sinyal kabul edildi. Bu SMQ’larda yaşa özgü risk değerlendirmesi, her ilaç için ayrı olacak şekilde <70 ve ≥70 yaş grupları arasında tek değişkenli lojistik regresyon ile yapıldı (OR, p). (R v4.3.1)
Bulgular: FAERS’te 33.076 olgu vardı (enzalutamid: 19.105; abirateron: 9.775; apalutamid: 2.981; darolutamid: 1.215). Abirateron için yaşlı grupta (≥70 yaş) kardiyak yetmezlik (OR 2,32; p<0,0001), kardiyak aritmiler (OR 1,68; p=0,001), şok (OR 1,70; p=0,012), hemodinamik ödem/sıvı yüklenmesi (OR 1,30; p=0,011), hipokalemi (OR 1,33; p=0,026) ve rabdomiyoliz/miyopati (OR 1,73; p=0,041) açısından anlamlı derecede daha yüksek risk saptandı. Hepatik bozukluklar ise ≥70 yaş grubunda daha düşük riskle ilişkiliydi (OR 0,78; p=0,007). Enzalutamid için yaşlı erkeklerde demans (OR 33,01; p<0,0001), hemorajik santral sinir sistemi vasküler durumları (OR 1,97; p<0,0001), tat/koku bozuklukları (OR 1,82; p<0,0001), orofaringeal bozukluklar (OR 1,44; p<0,0001), psikoz (OR 1,47; p=0,029) ve işitme/vestibüler bozukluklar (OR 1,35; p=0,042) açısından daha yüksek risk izlendi. Periferik nöropati (OR 0,53; p<0,0001) ve gastrointestinal inflamasyon için daha düşük risk gözlendi (OR 0,91; p=0,026). Apalutamid için ≥70 yaş olgularında hipersensitivite riski daha yüksekti (OR 1,46; p=0,001), hepatik bozukluklar daha düşük riskle ilişkiliydi (OR 0,53; p=0,003). Darolutamid için yaşlı grupta, periferik nöropatide daha düşük risk saptandı (OR 0,34; p<0,0001).
Sonuç: Geriatrik popülasyonda ARPİ seçimi, ajanların yaşa bağlı toksisite profilleri dikkate alınarak bireyselleştirilmelidir.