Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

TTOD 2026
Sunum No: S-025
Meme

HR+ HER2-LOW MEME KANSERİNDE CDK4/6 İNHİBİTÖRÜ : KLİNİK YANITLAR VE SONRAKİ TEDAVİ BASAMAKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Mehmet Haluk Yücel1, Lamia Şeker Can2, Mehmet Ömür Tekin3, Maral Martin Mıldanoğlu1, Ebru Engin Delipoyraz1, Ahmet Bilici1

1 Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji
2 Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji
3 Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji

Görüntüleme: 2
 - 
İndirme : 0

Giriş: Hormon reseptörü (HR) pozitif, HER2-low MMK, biyolojik özellikleri ve tedaviye yanıt dinamikleri açısından heterojen bir hastalık grubunu temsil etmektedir. CDK4/6 inhibitörleri, endokrin tedavi ile kombinasyon halinde bu alt tipte birinci ve sonraki basamaklarda PFS ve OS anlamlı ölçüde uzatarak standart tedavi yaklaşımının temelini oluşturmuştur. Bununla birlikte, HER2-low ekspresyonunun prognostik ve prediktif rolü ile CDK4/6 inhibitörü sonrası optimal tedavi sıralamasına ilişkin veriler halen gelişmektedir. Bu bağlamda, klinik yanıtların ve sonraki tedavi basamaklarının değerlendirilmesi, hasta yönetiminde rasyonel ve bireyselleştirilmiş kararların alınmasına katkı sağlamaktadır.

Yöntem ve bulgular: Çalışmaya ilk tanı biyopsisinde veya metastatik evrede HER2 low olduğu saptanan 3ü erkek, 99’u kadın toplam 102 hasta dahil edildi. %72 duktal karsinom, %16 lobuler karsinom, %57 postmenopozal , %43 premenopozal idi. İlk tanıda HER2 1+ 52 hasta, HER2 2+, 28 hasta bulunurken , metastatik evrede HER2 1+ 51, HER2 2+ 38 hasta saptandı. 72 hastada CDK 4/6 inhibitörü altında progresyon görüldü ve 66'sında ileri basamak tedavi verildi. 37 hastada grade 3-4 ve g2 persistan AE nedeniyle doz azaltımı uygulanmış veya ilaç kesilmişti. %28 hastada komplet yanıt ,%55 parsiyel yanıt ,%11 ise erken progresif hastalık saptandı. 48 hastada (%47,1) ölüm gözlendi. Tüm grupta medyan (OS) 48,3 ay olarak saptanmıştır.

Klinikopatolojik özellikler değerlendirildiğinde genel sağkalım açısından anlamlı fark izlenmemiştir . Beyin metastazlı hastalarda olay oranı yüksek olmakla birlikte istatistiksel anlamlı bir sağkalım farkı gösterilememiştir. Post-CDK4/6 tedavi gruplarına göre yapılan (PFS) analizinde tedavi grupları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,006)

En uzun medyan PFS süresi HER2 hedefli tedavi alan hastalarda (26,8 ay) gözlenirken, bunu everolimus (17,5 ay) ve endokrin kombinasyon tedavileri izlemiştir. Kemoterapi ve alpelisib gruplarında daha kısa PFS süreleri izlenmiştir. Çok değişkenli Cox regresyon analizinde post-CDK4/6 tedavilerden alpelisib progresyon açısından bağımsız prognostik faktör olarak bulunmuştur (HR=2,979; p=0,013)

Tartışma ve sonuç:Çalışmamızda post-CDK4/6 tedavi seçiminin PFS ve OS üzerinde anlamlı etkisi olduğu gösterilmiştir. Everolimus ve paklitaksel gruplarında daha uzun medyan sağkalım süreleri gözlenmiş olmakla birlikte, grup büyüklüklerinin dengesizliği ve hasta seçimi olasılığı nedeniyle bu bulgular dikkatli yorumlanmalıdır. Özellikle progresyonda HER2 3+ saptanarak hedefli tedavi alan hastalarda ise daha uzun PFS süreleri elde edilmiştir. CDK4/6 inhibitörü sonrası tedavi sekansı prognostik önem taşımakta ve tedavi kararlarının biyolojik alt gruplara göre bireyselleştirilmesi gerektiğini düşündürmektedir.


Anahtar Kelimeler : HER2-low, HR pozitif, CDK4/6 inhibitörü, ikinci basamak ,etkinlik