Giriş: Filloides tümörler (PT), tüm meme tümörlerinin %1’inden azını oluşturan nadir fibroepitelyal meme neoplazmlarıdır. Meme stromal bileşeninden köken alır ve histolojik kriterlere göre benign, borderline veya malign olarak sınıflandırılır. Klinik davranışları oldukça değişkendir; indolent lezyonlardan lokal nüks veya uzak metastaz yapabilen agresif tümörlere kadar geniş bir spektrum gösterir. Geniş lokal eksizyon temel tedavi yöntemini oluşturur. Ancak optimal cerrahi sınır genişliği ve adjuvan tedavilerin rolü, yüksek düzeyli kanıtların sınırlı olması nedeniyle tartışmalıdır.
Yöntem ve İstatistiksel Analiz: Bu çalışmada, 2000–2024 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde filloides tümör tanısı alan 68 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Histopatolojik özellikler, uygulanan tedavi yöntemleri ve klinik sonuçlar değerlendirildi. Hastalıksız sağkalım (DFS) ve genel sağkalım (OS) oranları hesaplandı. Gruplar arasındaki farklar log-rank testi ile karşılaştırıldı.
Bulgular: Hastalıksız sağkalım açısından değerlendirildiğinde, nüks/progresyon gelişen hastalarda uzak metastaz oranı anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p = 0.004). Nüks/progresyon grubunda mortalite oranı belirgin şekilde daha yüksekti (p < 0.001). Medyan DFS süresi, nüks/progresyon gelişen hastalarda 24,0 ay olarak saptandı. Nüks/progresyon gelişmeyen hastalarda medyan DFS 74,0 ay olarak bulundu (p < 0.001) (Tablo-1). Tedavi modaliteleri açısından, adjuvan kemoterapi uygulaması malign ve borderline gruplarda benign gruba kıyasla anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p=0.044). Postoperatif radyoterapi malign tümörlü hastaların %58.8'inde uygulanırken, benign ve borderline gruplarda yaklaşık %20 düzeyinde kaldı (p=0.022). Toplam mortalite oranı %7.5 olarak saptandı ve histolojik grade ile anlamlı ilişki gösterdi (p=0.008); malign grupta %23.5, borderline grupta %10 olan mortalite, benign grupta hiç gözlenmedi. Genel sağkalım açısından exitus olan hastaların %80.0'i malign tümöre sahipken, sağ kalan hastaların yalnızca %20.6'sı malign grupta yer aldı (p=0.006). Exitus olan hastaların yarısı Evre 4 hastalığa sahipti (p=0.001). Ki-67 >%20 oranı exitus olan hastalarda %80.0 iken, sağ kalan hastalarda %17.5 olarak saptandı (p=0.007).
Sonuç: Klinikopatolojik ve tedaviye ilişkin değişkenlerin çoğu, nüks gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında benzer bulundu. Ancak nüks/progresyon; uzak metastaz, artmış mortalite ve belirgin şekilde daha kısa hastalıksız sağkalım ile güçlü biçimde ilişkiliydi. Bu bulgular, filloides tümörlerde nüksün prognostik etkisini ortaya koymakta ve dikkatli takip ile uygun risk sınıflandırmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.