Amaç
İskelet kas kütlesindeki azalma ile tanımlanan sarkopeni, metastatik meme kanserinde prognostik öneme sahip olabilir. Adipoz doku indeksleri ile yansıtılan kas kalitesi de klinik sonuçları etkileyebilir; ancak CDK4/6 inhibitörleri ile tedavi edilen hastalara ilişkin kanıtlar sınırlıdır. Bu nedenle, bu çalışmada CDK4/6 inhibitörleri alan hastalarda başlangıç sarkopenisinin ve adipoz doku dağılım indekslerinin prognostik etkisi değerlendirildi.
Metod: Mayıs 2020 ile Ocak 2024 arasında ribosiklib veya palbosiklib ile birlikte endokrin tedavi başlanan HR+/HER2− metastatik meme kanserli 156 kadın hasta retrospektif olarak analiz edildi. L3 düzeyinde BT’den türetilen iskelet kas indeksi (SMI) ile adipoz doku indeksleri arasındaki ilişkiler tek değişkenli ve çok değişkenli analizler ile değerlendirildi. Sarkopeni, SMI <41 cm²/m² olarak tanımlandı.
Bulgular
Medyan yaş 57,6 yıl olup hastaların %75’i postmenopozaldı ve kohortun %48’i sarkopenikti. Tüm kohort için medyan progresyonsuz sağkalım (PFS) 24,7 ay ( %95 GA: 20,3–29,2) olarak saptandı. Başlangıçta sarkopenisi olan hastalarda PFS, sarkopenisi olmayanlara kıyasla anlamlı derecede daha kısaydı (21,5 ay [%95 GA: 10,9–32,1] ve 27,1 ay [%95 GA: 15,2–39]; p=0,016). Çok değişkenli Cox regresyon analizlerinde, daha uzun PFS ile ilişkili iki bağımsız prediktör belirlendi: sarkopeni olmaması (SMI ≥41 cm²/m²) ve de novo metastatik hastalık. BKİ ve tüm adipoz doku indekslerinin PFS ile ilişkili olmadığı görüldü.
Sonuç
Başlangıçta sarkopeni olmaması ve de novo metastatik hastalık, CDK4/6 inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda daha uzun PFS’nin bağımsız belirleyicileridir; buna karşın adipozite ölçümleri ve BKİ prognostik değildir. Rutin vücut kompozisyonu değerlendirmesi, risk sınıflamasını iyileştirebilir ve destekleyici müdahaleler için uygun hastaların belirlenmesine katkı sağlayabilir. Bu bulguların doğrulanması için prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.