Amaç: Hormon reseptörü (HR) pozitif ve HER2-negatif metastatik meme kanseri (MMK) spektrumunda, HER2-low fenotipinin CDK 4/6 inhibitörü tedavisi altındaki sağkalım parametreleri (PFS, OS) ve prognostik değeri üzerindeki etkisini değerlendirmektir.
Yöntem: Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’nda takip edilen, HR(+)/HER2(-) MMK tanılı ve CDK 4/6 inhibitörü kullanmış 174 kadın hastanın verileri retrospektif incelenmiştir. Sağkalım analizlerinde Kaplan-Meier yöntemi ve Log- Rank testi; ölüm riski analizi için Cox regresyon modeli kullanılmıştır.
Bulgular: Hasta özellikleri tablo 1’de verilmiştir. Medyan PFS; HER2-sıfır grubunda 27,2 ay iken, HER2-low grubunda 16,8 ay bulundu (p=0,11) (Şekil 1). Medyan OS; HER2-sıfır hastalarda 49,7 ay, HER2-low hastalarda 36,4 ay bulundu(p=0,334) (Şekil 2). Objektif yanıt oranları (ORR) HER2-low grubunda sayısal olarak daha yüksek izlendi (%78,4’e karşı %70,7; p=0,489) (Şekil 3). Cox regresyon analizinde HER2-low statüsü için ölüm riski (HR) 1,35 (%95 GA: 0,73-2,48; p=0,33) hesaplanmış olup; HER2-low hastalarında ölüm riski HER2-sıfır grubuna göre sayısal olarak %35 daha yüksek bulundu.
Sonuç ve Tartışma: Çalışmamızda, HER2-sıfır grubunun HER2-low grubuna kıyasla PFS’de 10,4 ay ve OS’de 13,3 aylık dikkat çekici bir sayısal sağkalım avantajına sahip olduğu saptanmıştır. Literatürdeki 2.705 hastayı kapsayan güncel meta analiz verileriyle (HR: 1,22, p=0,01) uyumlu olarak saptadığımız 1,35’lik HR değeri, HER2-low fenotipinin artmış ölüm riskiyle ilişkili olabileceğine dair bir eğilime işaret etmektedir. Her ne kadar bu farklar istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamış olsa da, klinik olarak gözlenen belirgin süre farkları ve yüksek HR değeri, HER2-low tümörlerde başlangıç yanıt oranlarının yüksek olmasına rağmen sağkalım kalıcılığının kısıtlı kalması bu fenotipin CDK 4/6 inhibitörleri altında daha hızlı direnç geliştiren agresif bir klonal seyir izleyebileceğini düşündürmektedir. İstatistiksel anlamlılığın sağlanamaması örneklem büyüklüğünün kısıtlılığına bağlanmış olup; elde edilen klinik veriler HER2-low statüsünün potansiyel bir kötü prognostik belirteç olarak daha geniş prospektif serilerde araştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.